(Toplumsal İlişkiler 3003)

لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فٖي رَسُولِ اللّٰهِ اُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِمَنْ كَانَ يَرْجُوا اللّٰهَ وَالْيَوْمَ الْاٰخِرَ وَذَكَرَ اللّٰهَ كَثٖيراً
“Mü’minlerden öyle (mert ve metin) er kişiler vardır ki, Allah üzerine (O’nun rızası ve davası istikametinde) yaptıkları ahde (iman, itaat ve cihad sözlerine) sadakat gösterdiler; böylece onlardan kimi adağını gerçekleştirip (Hakk uğrunda canını vermiştir), kimi de (gönülden cenneti ve şehadeti umup) beklemektedirler. Onlar hiçbir vazgeçme ve yan çizme (bedel ve bahanesi)ile(Allah adına verdikleri sözlerini) değiştirmemişlerdir.” (Ahzab/23)
Amerikalı filozof, yazar ve şair Charles Bukowski; (1920-1994) “kalabalığa karışmak için, hiçbir özellik gerekmez. Ama yalnız ve dik durmak için, gerçekten çok şey gerekir” derken, doğru, dürüst, mert ve yiğit insanların davranış kodlarını verir bize. Orta yerin adamı olmanın hiç de zor olmadığını anlatır eni konu.
İnsan dağ gibi olmalı. Taşının, toprağının özellikleriyle değil, dik duruşuyla, mert oluşuyla, karakter sahibi oluşuyla öne çıkmalı. Ortalığın insanı olmak kolay, asıl zor olan haksız tutum ve davranışlar karşısında duruşun, seni ele verir.
“Menfaatleri için eğilenler, dik duran insanları asla sevmezler” der, Türk sinemasının ünlü aktörü Şener Şen. Çünkü dik duruşta bir omurga vardır. Çıkarı için her hâlükarda eğilip bükülenlerde bu omurgaya rastlayamazsınız.
Victor Hugo Sefiller (Les Misérables) adlı romanında dik duran insanların neden hep olması gerektiğini şöyle anlatır: “İnsanlığın ileri gitmesi için, doruklarda sürekli olarak onurlu cesaret örneklerinin yer alması gerekir. Tarihin gözünü kamaştıran gözüpeklikler insanlığın yolunu aydınlatır. Şafağın sökmesinde bile cesaret vardır. Denemek, meydan okumak, ısrar ve sebat etmek, kendine sadık kalmak, kadere göğüs germek, felaketi üzerimizde bize verdiği korkunun hafifliğiyle şaşırtmak, adaletsiz güce karşı koymak, sarhoş zafere sövmek, dik durmak, kafa tutmak; işte toplumların ihtiyaç duyduklarının örneği ve onları aydınlatan ışık. Aynı olağanüstü şimşek, Prometheus’un meşalesinden Cambronne’un piposuna dek uzanır.”
Fatma Bayram “En Güzel Kıssa” adlı eserinde tarihte her zaman dik duran Peygamberlerden örnekler verir:
“Bir görevi ifa ederken ne zaman hakikati dile getirsek alay ve inkarla karşılık gördüğümüzü düşünelim. Bir müddet sonra sinirlenip vazifemizi terk etmeyi aklımızdan geçiriyorsak kimi hatırlamalıyız? Hz Yunus’u. Görevimize sebatla devam etmemiz gerekirken çevreden gelen hakaret ve alayları aldırmamak için kimi örnek almalıyız? Hazreti Nuh’u. Bir vazifeye devam ederken kendimizi eksik hissetmek nerede, “Ben şu anda Hazreti Nuh gibiyim” diye düşünmek ve otoritenin tehdidi karşımıza korkusuzca Hz. İbrahim gibi izzetle dik durmak nerede?”
Sonuç; kambur oturmak yerine, dik oturursanız, inanın kendinizi daha mutlu hissedeceksiniz. Denemediyseniz, en azından bir kez deneyin ve farkı görün.
Şemsettin ÖZKAN
30.03.2026 GÜZELYALI
KAYNAKLAR
1-kuran.diyanet.gov.tr
2-kuranmeali.com
3-pixabay.com
4-1000kitap.com