İYİ MÜSLÜMAN CAMİNİN İÇİNDE DEĞİL DIŞINDA BELLİ OLUR TİCARET VAR PARA VAR PUL VAR KASA VAR REKABET VAR SEN BÖYLE BİR ORTAMDA NASILSIN CAMİNİN İÇİNDE HERKES MÜBAREK ORADA İŞ KOLAY DIŞARDA NASILSIN

(Toplumsal İlişkiler 2039)

وَيْلٌ لِلْمُطَفِّفٖينَ  “Ölçüde ve tartıda hile yapanların vay hâline!”  

اَلَّذٖينَ اِذَا اكْتَالُوا عَلَى النَّاسِ يَسْتَوْفُونَ  “Onlar insanlardan (bir şey) ölçüp aldıkları zaman, tam ölçerler.” 

 وَاِذَا كَالُوهُمْ اَوْ وَزَنُوهُمْ يُخْسِرُونَ “Fakat kendileri onlara bir şey ölçüp, yahut tartıp verdikleri zaman eksik ölçüp tartarlar.” (Mutaffifin/1-3)

İnsanların hele hele inananların, sözleriyle davranışları arasındaki farklılıkları ne yaman çelişkidir öyle? İnancının zıddını yapmak, diliyle kalbi arasında çelişmek ne kötüdür.

        Nurettin Topçu der ki; “iyi Müslüman, caminin içinde değil, dışında belli olur. Ticaret var, para var, pul var, kasa var, rekabet var. Sen, böyle bir ortamda nasılsın? Caminin içinde herkes mübarek, orada iş kolay, dışarıda nasılsın?”

         Tamam namaz kılıyorsun, oruç tutuyorsun, hacca da gidiyorsun lakin dükkanında, pazar yerinde alışverişlerde hile yapıp insanları aldatıyorsun. Oldu mu şimdi? Namaz, oruç, hac önemli İslam’ın temellerinden. Ya zekatı niye vermiyorsun? Ölçü ve tartıda niye hile yapıyorsun? Doğruluk, dürüstlük İslam’ın şiarı değil mi? Dinin bir rüknü değil mi? 

          Namazın, orucun, haccın seni ilgilendirirken, diğer davranışların ve bu davranışlarında dürüst olman, herkesi ilgilendiriyor. Caminin içinde değil seni caminin dışında da tanımak isterim dostum! Alışverişte seni tanımak isterim, yolculukta seni tanımak isterim, bir şeyi ölçerken, tartarken isterim seni. Hasılı insan içinde tanımak isterim seni. 

          En büyük sıkıntımız ibadetlerde gösteri, şov yapmak. Ben iyiyim diye kasılmak, olmak değil de, görünmek. Bu aslında inanç yönünden ikiyüzlü, gösteriş meraklısı, omurgasız  münafıkların kötü karakterine benzemiyor mu? Aldatabilirsin belki bazı insanları da, ya Allah’ı da aldatabilir misin?

          İşleri güçleri gibi yapmak. Yaparmış gibi yapmak, ama dürüst olmamak. Dürüstmüş gibi davranmak, ama olmamak. Dostlar alışverişte görsün, ama hiçbir şey yapmamak. Yani cami içinde mübarek, dışında kazma kürek. 

         Farkındalık oluşturacak bir Müslüman olamamak, ihsan makamına erememek, yani Allah’ı görüyormuşcasına ibadet edememek, murakabe yapamamak, yani Müslümanın kendini denetleyememesi, içine dönememesi, dikkatini nefsi ve kalbi üzerinde yoğunlaştıramaması, gönlünden ve zihninden geçen her şeyi kontrol edememesi, kendini Hakk’a vererek derin düşüncelere dalamaması, Allah’ı unutup O’ndan başka her şeyi unutmamasıyla gerçekleşen modern psikologların; “kendine iyi bak” deyip, nefsin aşırı şişirilmesiyle kösteklenen halet-i ruhiyeleri maalesef Kur’an’ın ve Peygamberinin öğretileriyle asla örtüşmediğinden cami dışında kutlu bir müslüman kişiliği  farkındalığı oluşturulamıyor. Daha da vahimi, her ne kadar bu duruma itiraz etseler de, şahsi kanaatim; bu tutum ve davranışlarıyla, tam bir seküler din anlayışıyla yaşayıp gidiyorlar işte. Bu yüzden zaten, ikircikli davranıyorlar. İşine geldiklerinde öyle, gelmediklerinde böyle…

Şemsettin ÖZKAN
25.01.2026 KONYA

KAYNAKLAR
1-kuran.diyanet.gov.tr
2-kuranmeali.com
3-pixabay.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir