İNSANLARI TEMEL İHTİYAÇLARI İLE MEŞGUL EDERSEN KAYBETTİKLERİ ÖZGÜRLÜĞÜ UNUTURLAR

(Toplumsal İlişkiler 1732)

اَلشَّيْطَانُ يَعِدُكُمُ الْفَقْرَ وَيَأْمُرُكُمْ بِالْفَحْشَٓاءِ وَاللّٰهُ يَعِدُكُمْ مَغْفِرَةً مِنْهُ وَفَضْلاً وَاللّٰهُ وَاسِعٌ عَلٖيمٌ

“Şeytan (eğer yoksulluk çekenlere, onların ihtiyaçlarını karşılayacak kadar verirseniz) sizi fakir düşmekle korkutur. Ve size (cimrilik hissi veya iyilik karşılığı kadınların cinsi ilgisini çekme isteği gibi) kötü ve çirkin davranışları (fahşayı emredip) öğütler (vesveseyle dürtükler.  Halbuki)  Allah (CC) ise (şayet infak, iyilik ve cömertlik gösterirseniz) size Kendi katından mağfiret ve faziletler va’ad ediyor. Şüphesiz Allah’ın (Lütfu) geniştir ve O her şeyi hakkıyla Bilendir.” (Bakara/268)

 Nobel Edebiyat ödüllü Portekizli yazar Jose Saramago (1922-2010) der ki; “insanları temel ihtiyaçları ile meşgul edersen, kaybettikleri özgürlüğü unuturlar.” Ne kadar doğru bir tespit yapmış öyle.

              İnsanları vahşi kapitalizmin hegemonyası altında ezip, açlığa, fakirliğe mahkum edersen özgür düşünceye nasıl kapı aralayacaklar ki? Mümkün değil. İnsanlar otur kalk sadece maaşlarının, aylıklarının nasıl artacağını düşünmekten başka ne yapabilirler? 

              Köle dahi olsalar diyecekler ki; “boğaz tokluğuna çalışırım abi, ne verirsen ver.” Düşündüğü tek şey temel gereksinimlerini düşünmek olacaktır. Yeme, içme ve barınma gibi temel dürtülerini karşılaması da gayet doğal kabul edilecektir. “Ben ekmeksporluyum” diyen biri düşünme, tartışma, sentez ve analiz yapabilme yeteneklerini çoktan kaybetmiş demektir.

              Böyle olunca da “ye, iç, yat, tuvalete git gel” felsefesini refleks haline getirmiş insan, nasıl hatırlayacak ki kaybettiği özgürlüğünü? Bu insan, köleden farksız hale gelmiştir. “Ben ekmeğimin peşindeyim, başka bir şeyin değil” diyecektir küçük bir suç işlese bile. Yaptığı birtakım yanlışları da bu köle ruhunun üzerine yıkacaktır. Yani kendisi olmayı bir türlü beceremiyecektir. 

              Halbuki yüce Yaratan onu hür yaratmıştır. Özgür iradesiyle kararlar versin diye müthiş donanımlarla özene bezene yeryüzünün halifesi kılmıştır onu. Müslüman akıl, fikir yürütebilmeli, muhakeme yapabilmelidir. Bu özgürlüğü kısıtlayan bir lokma ekmeğe insanları muhtaç hale getiren yöneticiler de ne olurlarsa olsun insanı açlık, fakirlik sınırına getirenler de ne kadar Müslüman olurlarsa olsunlar suçludur. Yanlış yapmaktadırlar. Kendi aldıkları maaş ve aylıklarıyla şöyle bir kıyas yapmalıdırlar ki, Hz. Ömer (r.a) efendimizin tebasından en düşük maaş alanı araştırıp, kendi maaşını da o seviyeye indirmesini görüp, meseleyi anlasınlar.Yoksa kuru kuru Hz. Ömer adaletinden bahsetmek, bu yoksul, garip gureba, fakir insanların onlara ve bu söylemlerine karşı sadece nefretlerini çekmelerine neden olacaktır ki, bu da bu konuda yanlış yolda olduğumuzun apaçık bir işaretidir diye düşünüyorum.   

Şemsettin ÖZKAN
24.03.2025 KONYA

KAYNAKLAR
1-kuran.diyanet.gov.tr
2-kuranmeali.com
3-pixabay.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir