(Toplumsal İlişkiler 2054)

قُلْ كُلٌّ يَعْمَلُ عَلٰى شَاكِلَتِهٖ فَرَبُّكُمْ اَعْلَمُ بِمَنْ هُوَ اَهْدٰى سَبٖيلاً
“(Ey Peygamber!)De ki: “Herkes eğilimine göre [şâkiletihi] davranır. Rabbiniz kimin en doğru yolda olduğunu daha iyi bilir.” (İsra/84)
Rahmetli üstadımız Cahit Zarifoğlu’nun dediği gibi “en uzun yoldur insanın içi.” Her insan kendine her şeyden önce yolculuk yapması elzem değil midir? Nasıl olsa insan tüm yolculuklarının sonunda yine kendisine varmayacak mı?
Hz. Mevlana; “içine sefer etmeyen, dünyayı dolaşsa ne? Kendini görmeyen, alemi görse ne? Gören de o, gösteren o… Sen görmeyi gözden mi sandın?” derken, neden insanın içine sefer etmesi gerektiğini, çarpıcı bir dille anlatır bize. Bu sefer öyle böyle mübah, müstehab falan değil, farz-ı ayındır. Yani herkesin tek tek yerine mutlaka getirmesi gereken şeydir.
Meseleye daha derinden nüfuz etmek için yukarıda geçen ayetteki (şakiletihi) ibaresini anlamak gerekir. “Şâkile” insanın zaaf ve meziyetleriyle iç dünyasının aldığı şekildir. İnsanın alışkanlıklarla kazandığı karakterini ve eğilimini gösterir. İnsanlar da bu eğilim veya karakter doğrultusunda davranış gösterir, hareket eder. Duvarcı ustalarının kullandığı şâkül/çekül kelimesi de buradan gelir. Duvarın doğruluğunu ve eğriliğini ölçen bir alettir.
Eğer her insan kendi iç dünyasından gelen o eğilimlere göre hareket ediyorsa, kendi davranışlarının hangisi iyi, doğru, hangisi kötü ve yanlışsa bunu da yüce Yaratan’ın çekülü ya da şakülü en hassas biçimde ölçüyorsa herkes kendi yaptıklarını daha dikkatli, özenli, samimi, içten gelen bir özveriyle ortaya koymalıdır. Allah’ın rızasını (hoşnutluğunu) kazanabilmenin çarelerine bakmalıdır.
Her ne kadar Psikoloji bilimi insanın ruh hallerini incelese de tam olarak insanın halet-i ruhiyesini çözebileceği kanaatinde değilim. Çünkü aynı davranış bile insandan insana farklılık arz ediyor. يَوْمَ تُبْلَى السَّرَٓائِرُۙ “Sırların ortaya döküleceği gün” (Tarık/9) diye bir ayetin bize insan davranışlarındaki çeşitliliği, gizemi, muğlaklığı, net olup olmadığını, çok veciz bir şekilde anlatmıyor mu? İnsan zaaf ve meziyeti ruh dünyasında şekilden şekile, kalıptan kalıba girmiyor mu? Dışarıdan bakılınca yaptığı davranış iyi gibi lakin içinden geçirdiği şey gösteriş, aldatma ve menfaat olduğundan boşa giden ameller var. Üstelik bunların Allah indinde zerrece değeri yok. Ama insanlar onu çok mükemmel zannediyor.
Bu yüzden insan her ne kadar yüce Yaratıcı’yı görmüyorsa da O’nun her daim kendisini gördüğünü bilerek ihsan makamına ulaşarak yaptığı her işi sadece Allah’ın rızasına (hoşnutluğuna) göre yapmaya çalışmalıdır.
Şemsettin ÖZKAN
09.02.2026 KONYA
KAYNAKLAR
1-kuran.diyanet.gov.tr
2-kuranmeali.com