(Toplumsal İlişkiler 2019)

يَٓا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا لَا يَسْخَرْ قَوْمٌ مِنْ قَوْمٍ عَسٰٓى اَنْ يَكُونُوا خَيْراً مِنْهُمْ وَلَا نِسَٓاءٌ مِنْ نِسَٓاءٍ عَسٰٓى اَنْ يَكُنَّ خَيْراً مِنْهُنَّ وَلَا تَلْمِزُٓوا اَنْفُسَكُمْ وَلَا تَنَابَزُوا بِالْاَلْقَابِؕ بِئْسَ الِاسْمُ الْفُسُوقُ بَعْدَ الْاٖيمَانِۚ وَمَنْ لَمْ يَتُبْ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ
“Ey iman edenler! Hiçbir kişi veya toplum, başka bir toplumu küçümseyip alaya almasın; her zaman şu ihtimali düşünsünler: Belki o beğenmedikleri insanlar, Allah katında kendilerinden daha üstündürler. Aynı şekilde, kadınlar da başka bir topluma mensup olan kadınlar hakkında dedikodu yapıp onlarla alay etmesinler; belki o küçümsedikleri kadınlar, kendilerinden daha üstündürler. Meşrû eleştiri sınırlarını aşıp birbirinizi kırıcı sözlerle ayıplamayın, birbirinizi küçük düşürücü lakaplarla çağırmayın! Mümin kardeşini aşağılayan, aslında kendi günahkârlığını ilan etmiş olur. Hâlbuki, imanla şeref ve üstünlük kazandıktan sonra ‘günahkâr’ ismi ile anılmak ne kötüdür! Artık her kim tövbe ederse, günahları bağışlanacaktır; kim de tövbe etmekten kaçınırsa, işte onlar zâlimlerin ta kendisidir!” (Hucurat/11)
İsmini hatırlamadığım bir sosyal medya paylaşımında; “hayatta hiç kimseyi küçümsemeyin. Nokta da küçüktür, ama cümleyi o bitirir” denilmesi, ne kadar güzel bir söylem değil mi? Doğrusu bu konuya kaçıncı kez değindiğimi hatırlayamıyorum desem yalan olmaz.
Benliği, egoyu öyle fazla ön plana çıkarmak insanlar nezdinde çok hoş karşılanmaz. Kibir, büyüklenmek ya da başkalarını küçümsemek nerede güzel görülmüş ki? Yüce Yaradan’ın hiç ama hiç hoşlanmadığı kötü davranış da bu değil midir? Şeytanın ya da şeytana benzeyenlerin sıfatı değil mi?
Kibir ve gurur… İnsana neler yapmaz ki? İnsanı olmadık şekilde gereğinden fazla şişiren nedir? Kurum kurum kurulmasına, böbürlenmesine, havalanmasına, insanlara tepeden bakmaya neden olan şey ne ola ki?
Hz. Mevlana; “insanı ateş değil kendi kibri yakar. Herkeste kusur görür kendisine kör bakar. Neye nasıl bakarsan o da sana öyle bakar” derken insanın bizatihi kendisine vereceği zararı çok güzel izah eder.
“Kibir ve gururda haddi aşanı Allah yerden yere çarpar” buyururken Hz. Ömer (r.a) yüce Yaratan’ın kibirle hareket edenleri alçaltacağına, alçak gönüllülükle hareket edenleri de yücelteceğine işaret eder.
Hz. Mevlana; “kendini büyük görme! Bugün ayağının altında biten ot, yarın mezarının üstünde bitecek” derken, kibirli davranış sergileyenleri; “yapmayın, etmeyin” diye adeta uyarır. Aslında kimseye gururla bakılmamalı, zira herkes kendine göre görkemli değil midir?
Küçük olanları ne diye hor görürsün? Nihayetinde dağlar da, çakıllardan teşekkül etmedi mi? “Kibir ve gururla tahsil olunan ilimde kurtuluş olmadığını” söyler, İmam Şafi hazretleri. Zira ilim önce kendini bilme işidir. Kibre kapılan bir ilim adamı kendinin çok şey bildiğini zanneder. Halbuki katedeceği daha çok mesafeler vardır. İlmin başı la edri, yani “ben bir şey bilmi- yorum” şuuruna ermektir.
Hani şu meşhur tavşanla kaplumbağanın hikayesini bilmeyeniniz yoktur sanırım. Tavşan ikide bir böbürleniyormuş;
“- kimse benden hızlı koşamaz” diye.
Sonunda kaplumbağa dayanamamış:
“-İstersen yarışalım” demiş.
Koşuya başlamışlar. Tavşan epeyce yol aldıktan sonra,
”Hıh, o sırtı kabuklu hayvancık, sürüne sürüne kim bilir ne zaman sonra bana yetişir?” diye düşünmüş.
“-Şu ağacın altına biraz uzanıp dinleneyim” demiş, oracıkta uyuyakalmış.
Kaplumbağa ağır yürüyüşü ile yürümüş yürümüş,hiç dinlenmeden dağ tepe yol almış. Tavşan bir ara gözünü açmış. Bir de ne görse beğenirsiniz, kaplumbağa neredeyse yarışı bitirmek üzereymiş. Hemen fırlamış, rüzgar gibi koşmaya başlamış. Ama ne çare, kaplumbağaya yetişememiş. Çünkü kaplumbağa yarışın bitiş çizgisine varmış bile. Böylece tavşan yarışı kaybetmiş. Başkalarını küçümsemenin cezasını çekmiş. Kaplumbağa ise düzgün adımlarla, durmadan yürüdüğü için yarışı kazanmış. Ee, ne diyelim nokta da küçüktür ama cümleyi o bitirir.
Şemsettin ÖZKAN
05.01.2026 GÜZELYALI
KAYNAKLAR
1-kuran.diyanet.gov.tr
2-kuranmeali.com
3-pixabay.com
4-suskunduvar.com
5-eksimsi.net