GÜZEL SEVER DİYE İSNAD EDERLER BENİM HAK’TAN ÖZGE SEVDİĞİM Mİ VAR

(Toplumsal İlişkiler 1742)

وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَتَّخِذُ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَنْدَاداً يُحِبُّونَهُمْ كَحُبِّ اللّٰهِ وَالَّذٖينَ اٰمَنُٓوا اَشَدُّ حُباًّ لِلّٰهِؕ وَلَوْ يَرَى الَّذٖينَ ظَلَمُٓوا اِذْ يَرَوْنَ الْعَذَابَ اَنَّ الْقُوَّةَ لِلّٰهِ جَمٖيعاً وَاَنَّ اللّٰهَ شَدٖيدُ الْعَذَابِ 

“İnsanlardan bazıları, Allah’ı bırakıp, kulu durumundakilerden taş yığınlarını, putları şahısları tanrılaştırarak, bile bile Allah’a eş tanrılar haline getirir de, onları Allah’ı sever gibi severler. İmân edenlerin Allah’a olan sevgileri ise, onlarınkinden çok daha fazladır. Keşke zâlimler, inkâr ile, put sevgisiyle kendilerine haksızlık yapanlar, şirke girenler, cezayı gördükleri zaman anlayacakları gibi, bütün kuvvetin Allah’a ait olduğunu ve Allah’ın azâbının şiddetini önceden anlayabilselerdi.” (Bakara/165)

Erich Fromm’un ifadesiyle; “bütün sevgilerin kaynağı Tanrı sevgisi” değil midir? Allah’a olan sevgimiz, bütün sevgilerin üstündedir. 

           Halk Edebiyatımızın ünlü ozanı Karacaoğlan bir şiirinde Allah sevgisini şöyle dile getirir:
Karac’oğlan der ki, ismim öğerler 
Ağı oldu yediğimiz şekerler
Güzel sever diye isnad ederler
Benim Hak’tan özge sevdiğim mi var? 

          Hz. Mevlana şöyle der: “Gönlünde Allah sevgisi arttı mı bil ki, Allah da seni sevmektedir.” Bunun anlamı şu, sen Allah’a bir adım yaklaşırsan O sana on adım yaklaşır. Sen O’na yürüyerek gidersen O sana koşarak gelir. Seni irade sahibi bir varlık olarak yaratmış. Sen iradeni ortaya koyarak O’nu iste ve O’na yönel ki, seni sevsin. O’nun rızasını hoşnutluğunu kazanmak için çaba göster ki, bu gayretlerine karşılık versin. Sen yeter ki iste. Gerisini O’na havale et! Çünkü O vedud, yani kullarını en fazla seven, en fazla sevilmeye layık olandır.

         Hz. Mevlana; “sevgili tek olandır. Gelişin de O’ndandır, dönüşün de O’nadır. O’nu buldun mu, O’nda kalırsın” derken vurgulamaya çalıştığı da yüce Yaratıcı’ya olan derin sevgidir. İnsanların her önüne gelene; “Aşkım, bir tanem” sözlerini rastgele sarfetmeleri aslında israftan başka birşey olmadığını söylememe bilmem gerek var mı? Kim bir tane var yaratılmışlar içinde? Kim en çok, çok, çok tapılacak derecede sevilmeye layık? Kim? Kim? Yüce Yaratan’dan başka çok sevilmeye layık olan var mıdır?  

        Hz. Mevlana; “hayat Leyla’yla geçer ama gönül Mevla’yı seçer. Leyla belki bırakıp gider ama ne biz Mevla’dan, ne de o bizden vazgeçer” derken, insanın yazgısını anlatır. İnsan görünürde Leyla ile yaşarken, aslında Rabbine meyillidir. Eninde sonunda Mevla’sına kavuşur insanoğlu. Bir şekilde Mevla’sını bulur, dikey gelemezse yatay gelir, yeşil örtülü tabutlara sarınarak gelir, ama mutlaka gelir. Çünkü son durak O’dur. Başka kapı yoktur. Kalpler de ancak O’nu anmakla tatmin olur. 

Şemsettin ÖZKAN
03.04.2025 KONYA

KAYNAKLAR
1-kuran.diyanet.gov.tr
2-kuranmeali.com
3-pixabay.com
4-suskunduvar.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir