ERDEMLİ İNSANIN ÜZERİNE TİTREDİĞİ ŞEY KARAKTERDİR BAYAĞI İNSANIN ÜZERİNE TİTREDİĞİ ŞEY İSE MAKAM VE MEVKİDİR

(Toplumsal İlişkiler 2083)

قُلْ كُلٌّ يَعْمَلُ عَلٰى شَاكِلَتِهٖ فَرَبُّكُمْ اَعْلَمُ بِمَنْ هُوَ اَهْدٰى سَبٖيلاً 

“Herkes kendi mizaç, meşreb ve yaratılışına, benimsediği hayat tarzına göre, bilinçli, amaçla örtüşen niyete dayalı ameller işleyerek bir ömür geçirir. Rabbiniz, kimin doğru yolda olduğunu iyi bilir.” de.” (İsra/84)

Bu ayet aslında psikolojinin tam bir arnahtar cümlesi desek yanılmamış oluruz. Zira insanda var olan iyi ya da kötü karakterin analizi yapılır bu ayette. Bilhassa “şakile” kavramı üzerinden.

        “Şâkile” insanın zaaf ve meziyetleriyle iç dünyasının aldığı şekildir. İnsanın alışkanlıklarla kazandığı karakterini ve eğilimini gösterir. İnsanlar da bu eğilim veya karakter doğrultusunda davranış gösterir, hareket eder. Duvarcı ustalarının kullandığı şâkül/çekül kelimesi de buradan gelir. Duvarın doğruluğunu ve eğriliğini ölçen bir alettir. 

        İnsanoğlunun en büyük zaafı nedir dense gözü kapalı makam ve mevki için yapamayacağı adilik yoktur derim. Zira aptallığın görkemli ülkesine vardı sonunda beşer. Gücünü zeka sanıyor, şiddetini ahlak, cehaletiniyse büyüklük” diyen Şükrü Erbaş, insanlığın geldiği son noktada karaktersizliğine güçlü göndermeler yapar. Makam ve mevkine taparcasına bağlananlardaki olağan  tehlikeye dikkatlerimizi çeker.

      “Makam sahibi olmamaktan korkma, bir makam elde edince yerleşip kalmaktan kork. Kimsenin seni tanımayacağından korkma, tanınmaya değer olamamaktan kork” diyen Konfüçyüs, erdemli ve bayağı insan karşılaştırması yapar enikonu; “erdemli insanın üzerine titrediği şey, karakterdir. Bayağı insanın üzerine titrediği şey ise, makam ve mevkidir.”

      Bir yanda zaaflarıyla karakterini yitiren insanlar, diğer yanda meziyetleriyle insan olmanın zirvesine doğru çıkan karakterli insanlar. Üstadın Sakarya şiirinde dediği gibi;
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.

      Kişilik, çoğu zaman kişinin dış görünüşü, toplumsal imajı ve başkaları tarafından nasıl algılandığıyla ilişkilendirilir. 

      Karakter, bir kişinin iç bütünlüğü, ahlaki yapısı ve eylemlerinde ve seçimlerinde savunduğu etik temellerle ilişkilidir. Karaktersizlik dediğimiz davranış bozukluğunda kişi, kendi iç bütünlüğünü sağlayamamıştır. Ahlaki bir çöküntü içinde olup, eylem ve seçimlerinde de, savunduğu etik değerlerden tamamen ters düşmüştür.

       Bu yüzden biz karakterli olmaya önem verelim. Mevzuyu anonim olan karakter üzerine söylenmiş güzel cümlelerle tamamlayalım:   

 * “Karakter, yalnızca başkalarının önünde değil, kendi yalnızlığında da test edilir.”
* “Adımızı değil, karakterimizi taşırız göğsümüzde.”
* “Maske takmak, karakteri gizlemez; sadece yüzü saklar.”
* “Karakter, karanlıkta parlayan bir yıldız gibidir, fark edilse de edilmese de parlar.”
* “Bir insanın karakterini ölçmek için, ona güç verme şeklini gözlemle.”
* “Güçlü bir karakter, zor zamanlarda bile doğruluktan ödün vermez.”
* “Karakter, bir insanın en değerli hazinesidir.”
* “Karakter, bir insanın en büyük gücüdür.”
* “Karakter, bir insanın en kalıcı mirasıdır.”
* “Karakter, bir insanın en iyi arkadaşıdır.”
*”Karakter, zor zamanlarda ortaya çıkan şeydir.”
*”Karakter, bir insanın seçimleriyle şekillenir.”
* “Karakter, bir insanın eylemleriyle test edilir.”
* “Karakter, bir insanın kalbinde saklanır.”
* “Karakter, bir insanın ruhunu yansıtır.

Şemsettin ÖZKAN
10.03.2026 KONYA

KAYNAKLAR
1-kuran.diyanet.gov.tr
2-kuranmeali.com
3-pixabay.com
4-fethiyepsikiyartr
5-sabah.com.tr

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir