(Toplumsal İlişkiler 1733)
يَٓا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا كُونُوا قَوَّامٖينَ لِلّٰهِ شُهَدَٓاءَ بِالْقِسْطِ وَلَا يَجْرِمَنَّكُمْ شَنَاٰنُ قَوْمٍ عَلٰٓى اَلَّا تَعْدِلُوا اِعْدِلُوا هُوَ اَقْرَبُ لِلتَّقْوٰى وَاتَّقُوا اللّٰهَ اِنَّ اللّٰهَ خَبٖيرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ
Ey im“an edenler! Allah için Hakkı (İslam’ın adalet nizamını) sağlayıp uygulayan (mü’minler) ve (hep haklıyı) savunan (hâkimler ve yetkililer olun) ve mutlaka doğruluk ve hakkaniyetle şahitlikte bulunan (daima Hakkı üstün tutan ve Adil Düzeni kurup korumaya çalışan) kimseler olun. (Tanık olduğunuz bir olayı olduğu gibi anlatın, yorum yapmayın, taraf tutmayın, hâkimi yanıltmayın.) Herhangi bir kavme (partiye, meşrebe, tarikata veya kişiye) olan kininiz (kırgınlık ve kızgınlığınız) sakın sizi adaletsizliğe sürüklemesin!.. (Karar verirken his veheyecanlarınızladeğil, aklınız ve vicdanınızla davranın, İslam’ı esas alın ve mutlaka) Adil olun ki takvaya yakın olan (ve yakışan) budur… Her halde Allah’tan korkun. Çünkü O bütün yaptıklarınızdan Haberdardır.” (Maide/8)
Denis Diderot (Düşünceler/1774); “boşunadır yasalar; herkesi eşit olarak bağlamıyorsa. Boşunadır yasalar; toplumda bir tek kişi bile ceza almadan onları çiğneyebiliyorsa…” derken, yasaların herkese işlemediğini, asıl suçluların cezasız kaldığını bu yüzden boşuna olduğuna vurgu yapar.
Balzac; “Kanunlar, örümcek ağları gibidir; zayıflar, ağa yakalanır, güçlülerse ağı delip geçer.” diyerek, Fransa başta olmak üzere Avrupa hukuk sistemini acımasızca eleştirir. Çinliler, daha neşelidir: “Sanıkların ikisi de zenginse hâkim istifa eder. Biri zengin, diğeri fakirse zengin kazanır. İkisi de fakirse adalet yerini bulur.” Günümüz Avrupalısı, kendi kanunlarının en insancıl, en çağdaş olduğunu ileri sürer ve başka toplumları hakir görür. Bugünkü hukuki seviyelerine deneme yanılmayla ve milyonlarca insanı harcamakla geldiklerini hatırlamak bile istemezler.
Adaletin küçüldüğü ülkelerde büyük olan artık suçlulardır. Suçluların borusu öter. Adaletsizlik toplumları yıkan en büyük terördür. Topluma kaos hakimdir.Kim haklı, kim haksız birbirine karışır. Hayat çekilmez olur. Torpil yapmak marifet sayılır. Güçlüler güçsüzleri ezer geçer.
Maalesef dünyamızı haksızlık yönetiyor. Adalet sadece sahnede (lafta) var. Kadın ve çocukların haksızca, gaddarca öldürüldüğü Gazze’de son durumu Londra kaynaklı haberde Uluslararası Yardım Kuruluşu Oxfam’ın 2004-2021 arasındaki çatışmalardan elde edilen verilere dayanarak hazırladığı yeni analizine göre, bu zamana kadar en yüksek yıllık kadın ölümü 2016’da 2 bin 600 kişiyle Irak’ta kayda geçti. İsrail’in Gazze’deki saldırılarında ise son 1 yılda 6 binden fazla kadın öldürüldü.
İsrail’in 361 gündür saldırılarını sürdürdüğü Gazze’de can kaybı 41.608’e yükseldi.
* Gazze’de son 1 yılda 11 binden fazla çocuğun öldürüldüğü belirtilen analizde, bu sayının Suriye’deki iç savaşın ilk 2,5 yılı sonunda kayıtlara geçtiği ifade edildi.
* Analizde Gazze’deki hem kadın hem de çocuk ölümlerinin son 20 yıldaki çatışmalarda kaydedilen en yüksek yıllık ölüm sayıları olduğuna vurgu yapıldı.
*Ayrıca, Gazze’de son 1 yılda öldürülen çocuk sayısının yine Gazze’de 2005-2022 yılları arasında öldürülen çocuk sayısının toplamının 5 katından fazla olduğu bilgisi paylaşıldı.
* Analizde kayıp, kimliği belirlenemeyen veya enkaz altında olduğu düşünülen tahmini 20 bin kişi ise istatistiklere dahil edilmedi.
Şimdi gelin de, adaletten dem vurun. Haksızlığın diz boyu kan aktığı şu dünyada adalet sadece sahnede var. Savaşın hangi kuralında suçsuz çocuk, kadın ve din adamlarını öldürmek var? Savaşın hangi kuralında hastaneleri vurmak var? Adaletin bu mu dünya?
Şemsettin ÖZKAN
25.03.2025 KONYA
KAYNAKLAR
1-kuran.diyanet.gov.tr
2-kuranmeali.com
3-pixabay.com
4-1000kitap.com
5-aa.com.tr