(Toplumsal İlişkiler 2027)

وَلَا تَتَمَنَّوْا مَا فَضَّلَ اللّٰهُ بِه۪ بَعْضَكُمْ عَلٰى بَعْضٍۜ لِلرِّجَالِ نَص۪يبٌ مِمَّا اكْتَسَبُوا وَلِلنِّسَٓاءِ نَص۪يبٌ مِمَّا اكْتَسَبْنَۜ وَسْـَٔلُوا اللّٰهَ مِنْ فَضْلِه۪ۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمًا
“Allah’ın, kiminizi kiminize üstün kılmaya vesile yaptığı şeyleri (haset ederek) arzu edip durmayın. Erkeklere kazandıklarından bir pay vardır. Kadınlara da kazandıklarından bir pay vardır. Allah’tan, O’nun lütfunu isteyin. Şüphesiz Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.” (Nisa/32)
Kim ne derse desin insan için ancak çalıştığının karşılığı yok mudur? Senin çalışman, gayretin ve hedefin ne ise eline geçecek de o doğrultuda bir şey değil midir?
Bu yüzden dünyayı istiyorsan çalış, ahireti istiyorsan çalış, her ikisini de istiyorsan yine çalış. Çünkü insan için kendi çabasından daha üstün olan bir şey yoktur.
Şair Namık Kemal; (1840-1888) “bize gayret yaraşır, merhamet Allah’ındır. Hükmü ati ne fakirin, ne de şeyhin şahındır” derken bize çalışıp çabalamayı önerir, olması gerekenin de bu olduğunu anlatır.
Ekmek aslanın ağzında mı, karnında mı? Bir tekerleme şeklinde söylendiğine bakmayın ekmek emekçinin işçinin verdiği emeğin karşılığı. İnsan için çalışmak elzem kabul edilmiştir. Mutlaka çalışması gerekir. Hem de helal yollardan. Allah’ın arzında onun için nice nimetler yaratılmıştır. Rızkının peşinden koşanlar gösterdiği çaba, hüner ve gayretleriyle çalışmasının semeresini aldıklarında daha da bir mutlu olurlar. Hele bir de zekat verecek noktaya gelip fakir fukaranın hakkı olan zekatlarını verdiklerinde bu mutluluk tavan yapar. Çünkü üstünlük vermektir. Peygamberimiz “veren el alan elden üstündür” buyururken bu üstünlüğün her bakımdan takdire şayan olduğunu anlatır bize. Bu hadis göre veren ihracat yapanlar, alan ithalat yapanlara göre üstündür. O halde kalkınmanın yolu çalışmaktan geçiyor.
Burada asl olan ekmek kavgasını verirken, Allah’ın bizden istediği yollardan yani helal kazançtan geçtiğini unutmamak gerekir. Ekmek kavgası veriyorum diye “helal haram demez Allah’ım garip kulun yer Allah’ım” felsefesiyle adaletsiz, gayri meşru olup olmadığına bakmadan bu bünyeler kul hakkı, yetim hakkı yerse, çoluk çocuğuna yedirirse ne olur bu gelecek nesillerin hali? Ya iş kaynaklarının başında oturan tüzel veya tüzel olmayan zevat! “İşçinin hakkını teri kurumadan veriniz” diyen Peygamberimizin buyruğunu duyuyorlar mı?
Merak etme rızık, ne aslanın ağzında ne de karnında. Ekmek Allah’ın arzında. Git rızkını ara. Sen ana rahmine düşmeden önce bu dünyada ne kadar rızık yiyeceğin zaten yazılmış. O rızık eninde sonunda seni bulacak. Çünkü sana ayrılmış o.
Habip Yazıcı Hayat yazısında şöyle der: “Eskiler;
“gayret bizden tevfik Allah’tandır” derlermiş. Yapılan işin Allah’ın muradı ile isabet etmesi, tevfik, insan için asıl amaç olmalı. Bu her gayreti anlamlı ve aynı zamanda noksan kılar. Bu zihniyete sahip insan, başarmak saplantısına esir olmadan, kaderin gayrete aşık olduğu bilinciyle, hedefine doğru emin adımlarla yürümeye devam eder. Hayatı iman ve cihattan ibaret gören kişi için, başarısızlık da, yenilgi de yoktur.”
Şemsettin ÖZKAN
13.01.2026 KONYA
KAYNAKLAR
1-kuranvemeali.com
2-kuranmeali.com
3-pixabay.com
4-suskunduvar.com
5-camiahaber.com