(Toplumsal İlişkiler 2055)

ثُمَّ اَنْتُمْ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ تَقْتُلُونَ اَنْفُسَكُمْ وَتُخْرِجُونَ فَرٖيقًا مِنْكُمْ مِنْ دِيَارِهِمْ تَظَاهَرُونَ عَلَيْهِمْ بِالْاِثْمِ وَالْعُدْوَانِۜ وَاِنْ يَاْتُوكُمْ اُسَارٰى تُفَادُوهُمْ وَهُوَ مُحَرَّمٌ عَلَيْكُمْ اِخْرَاجُهُمْۜ اَفَتُؤْمِنُونَ بِبَعْضِ الْكِتَابِ وَتَكْفُرُونَ بِبَعْضٍۚ فَمَا جَزَٓاءُ مَنْ يَفْعَلُ ذٰلِكَ مِنْكُمْ اِلَّا خِزْىٌ فِى الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِ يُرَدُّونَ اِلٰٓى اَشَدِّ الْعَذَابِۜ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ
“Buna rağmen yine sizlersiniz birbirinizi katleden ve -kesinlikle yasaklanmış olduğu halde- kendi halkınızdan bir kısmını yurtlarından süren, onlara karşı günahkarlık ve nefrette yarışıp yardımlaşan ve esir olarak elinize düştüklerinde onları ancak fidye alarak bırakan! ⁶⁹ Böyle yaparak, ilahî kelâmın bir kısmına inanıyor, diğer kısmını inkar mı ediyorsunuz? Öyleyse bilin ki, içinizden böyle yapanların karşılığı, bu dünya hayatında zilletten ve Kıyamet Günü en acıklı azaba uğratılmaktan başka bir şey olmayacaktır. Zira Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir.” Bakara/85
Peyami Safa; “bir milleti yok etmek isterseniz, askeri istilaya lüzum yoktur. Ona tarihini unutturmak, dilini bozmak, dininden soğutmak ve dolayısıyla manevi değerlerini, ahlakını yozlaştırmak kafidir” derken, bir toplumu yok etmenin öyle tank ve tüfekle olmayacağını yalın bir dille anlatır. Tam tersine güç kullanılması o toplumu daha dirençli hale getirir.
Bir milleti yok etme konusunda üstad, her şeyden önce toplumu kendi öz tarihinden koparılmasını gösterir. Tarihinden koparılan bir millet kendini tanıyamaz. Atalarının ne yaptığını bilmeyen bir milletin kendi olması mümkün değildir. Olsa olsa başka milletlerin uydusu olurlar. Uydurma bir tarihi olan milletler de aynı kaderi paylaşırlar.
Hakeza bir milletin dilini bozmak da, onların helak olmasına kapı aralar. Dil bir milletin hafızasıdır. Dili bozarsan insanların zekasıyla oynamış olursun. Üstad Necip Fazıl’ın günlük on bin kelimeyle konuştuğu söylenir. Bizimse günlük bırakınız binleri, elliyi geçeceğini sanmıyorum. Dilimizden aklı sıra yabancı kelimeleri açıklayacağız diye dilimizi kurbağa diline çevirmişler. Örneğin on küsur farklı manada kullanılan kelimeleri; beyan etmek, vuzuha kavuşturmak, sarahaten, münhal, izahat, müstehcen, ayan, belli, aleni gibi her biri farklı farklı açık anlamına gelen kelimeleri sadece AÇIK kavramıyla izah etmeye çalışırsan o milletin zekasını köreltirsin.
Dininden soğutmak bir millete yapılabilecek en kötü düşmanlıktır. Çünkü din kültürün ana öğesidir. Her şey onun etrafında şekillenir ve anlam kazanır. Kitlelere dinin özü verilmezse, din karaborsaya düşerse, dinin ana kaynakları Kitap ve Peygambere saldırılar olursa, ahlak ve din birbirinden ayrıymış gibi gösterilirse din yozlaştırılmış olur. Bir milletin manevi değerlerine sürekli saldırılırsa o toplumu ayakta tutan temel dinamikler kökünden sarsılmış olur. Böyle bir toplum nereye kadar yaşayabilir ki?
Şemsettin ÖZKAN
10.02.2026 KONYA
KAYNAKLAR
1-kuran.diyanet.gov.tr
2-kuranmeali.com
3-yandex.com