(Toplumsal İlişkiler 2022)

اَلَّذٖينَ اٰمَنُوا وَتَطْمَئِنُّ قُلُوبُهُمْ بِذِكْرِ اللّٰهِؕ اَلَا بِذِكْرِ اللّٰهِ تَطْمَئِنُّ الْقُلُوبُ
“Onlar, Rab’lerine yürekten iman eden ve Allah’ın öğüt ve uyarılarla dolu Zikri ve en büyük mûcizesi olan Kur’an sayesinde akılları ve kalpleri doyuma ulaşan, huzura kavuşan kimselerdir. Onlar, Kur’an’dan daha açık, daha ikna edici bir mûcize olamayacağını bilen ve kalpleri ancak onunla tatmin bulup sükûnete kavuşan kimselerdir. Şunu iyi bilin ki, kalpler ancak Allah’ın Zikri ve en büyük mûcizesi olan bu Kur’an sayesinde şüphelerden arınır; inkâr ve nifak hastalılarından, ruhsal çalkantılardan kurtulur ve gerçek anlamda mutluluk ve huzura kavuşabilir! Allah’ı zikreden, O’nu duyumsayan gönüller, varlık âleminde yalnız olmadıklarını bilir, dâimâ O’nun yakınında ve himayesinde, güvence içinde olduklarını hissederler. Allah’ın zikriyle, O’nun gönderdiği Kur’an mûcizesiyle doyuma ulaşmayan kalplerin, başka bir şeyle huzur ve itmînân bulmasına imkân yoktur!” (Rad/28)
Hz. Ömer efendimizin; “ben derdimi ne dostuma söylerim, ne de düşmanıma. Zira dostuma söylerim üzülür, düşmanıma söylerim sevinir, beni en iyi Rabbim bilir” sözü insan kalbinin sadece sadece Allah’ı anmakla huzur bulacağını anlatır. Öyle ya kalpler anacak Allah’ı anmakla mutmain olur.
Öyle değil midir, derdini düşmanına anlatsan sevinir başına bela olur. Seni tez elden yıkmaya çalışır. Gerçek dostuna anlatsan o da seninle üzülür. Lakin dost gözüken dostlara ne demeli? Sağ gösteriyor, sol vuruyor. Kuzu postuna bürünmüş kurt misali. Bu yüzden dostun gerçekten dost mu olduğunu anlamak için onu bir sınava tabi tutmak lazım.
Hz. Mevlana; “sonunda pişman olmamak için, dostu sınamak gerek” derken, dostu dost olmadan hemen evvel şöyle bir imtihandan geçirmenin faydalı olacağı kanaatindedir.
Zira dostum dediğin, ya da diyebileceğin kişi, seni hakkaten seviyor mu, yoksa arkandan vuruyor mu? Bunu öncelikle tesbit etmenin, ileride meydana gelebilecek bazı olumsuzlukların, pişmanlıkların önüne geçmek için, dostu bir sınavdan geçirmek elzem gözüküyor.“Vay efendim, dost denemeden geçirilir mi? Ayıp oluyor,”dememek lazım.
Dost dediğin ayağını kaydıran değil, kaydığında seni yerden kaldırandır. İyi bir dostu olanın, asla aynaya ihtiyacı olmaz. Dost iyi gününde çağrınca koşarak gelen, kötü gününde ise çağırmadan, koşarak gelip gözyaşını silendir.
Dost nedir? Sevilen güvenilen yakın arkadaş, sıkı fıkı görüşülen kimse, gönüldaş demektir. Kendini ona yakın hissediyorsun. Derdini açıyorsun. Yediğin içtiğin ayrı gitmiyor. Yaralarına merhem oluyor. Sadece mutlu güzel günlerinde değil, kötü gününde de seninle beraber oluyor. Seni arkadan vuran değildir dost. Dost acı söyleyen de değildir, acıyı bile tatlı söyleyendir dost.
En iyisi insanın; “beni en iyi Rabbim bilir” düşüncesiyle, hareket ederek, öyle çok fazla, orada burada derdini, sıkıntısını, ona buna açmamasıdır. Açıyorsa, insanların onu her yere dağıtacaklarını da, hesap etmelidir. Öyle salkım saçak orada burada, sosyal medyada, her şeyimizi paylaşmak da bu hatalara girer. İnsan, olmak yerine görünmeyi tercih ettikçe, bu gaileler başına daha çok gelecektir.
Şemsettin ÖZKAN
08.01.2026 KONYA
KAYNAKLAR
1-kuran.diyanet.gov.tr
2-kuranmeali.com
3-pixabay.com
4-suskunduvar.com